Bloga dön

Kahveseverler için Sultanahmet Rehberi

Sultanahmet, yeryüzünün tarihle en yoğun dokunmuş köşelerinden biri. Bizans imparatorları, Osmanlı padişahları ve milyonlarca gezgin aynı taşların üzerinden geçti — ve burayı görmenin en iyi yolu hâlâ aynı: yavaş yavaş yürümek ve rotanın ortasına iyi bir kahve molası yerleştirmek. Nereden başlayalım diye soran misafirlerimize önerdiğimiz yarım günlük rota şöyle.

At Meydanı’ndan başlayın

Bizim her güne başladığımız yerden başlayın: bir zamanlar Konstantinopolis’in Hipodromu olan uzun ve ferah meydandan, yani At Meydanı’ndan. Burada yüzyıllar boyunca atlı araba yarışları yapıldı; meydanın eski orta hattını bugün hâlâ üç antik anıt işaretliyor. Sırayla gezin: Firavun III. Tutmosis için yontulan ve 390 yılında İmparator Theodosius’un buraya diktirdiği Dikilitaş, Delfi’deki tapınaktan getirilen tunç Yılanlı Sütun ve meydanın öbür ucundaki Örme Dikilitaş. Sabahın erken saatlerinde burası sakin ve açık bir alan — kapımızı bu meydana açmayı sevmemizin nedenlerinden biri de bu.

Ayasofya

Meydanın kuzey ucundan Ayasofya’ya birkaç dakikalık yürüyüş var. 537 yılında İmparator Justinianus döneminde inşa edilen yapının kubbesi, yaklaşık bin yıl boyunca dünyanın en büyüğüydü; altına adım atmak bugün bile çoğu ziyaretçiyi susturuyor. Acele etmeyin: mermer zeminler, galerilerdeki mozaikler, kilise-cami-müze katmanlarının her biri sindirerek bakmayı hak ediyor.

Kahve molası: Roots & Roasted

Buraya kadar geldiyseniz iyi bir fincanı hak ettiniz. Tam At Meydanı’nın üzerindeyiz ve her gün 09:00–19:00 arası açığız — kalabalıklardan önce bir flat white için yeterince erken, sarnıç sonrası bir filtre kahve için yeterince geç.

Çekirdeklerimiz, 2023 Dünya Kahve Kavurma Şampiyonası ikinciliğinin arkasındaki İstanbul kavurmacısı Calibre Coffee’den geliyor ve her içecek baristalarımız tarafından özenle ayarlanıyor. Tatlı seviyorsanız, bir TripAdvisor yorumcusuna göre baklava cookie “mutlaka denenmeli” — biz de itiraz etmiyoruz. İçeride ya da terasta bir masaya kurulun, meydanı seyredin, ayaklarınızı dinlendirin.

Sultanahmet Camii

Hipodromun hemen karşısında Sultan Ahmed Camii yükseliyor — iç mekânını kaplayan binlerce İznik çinisi yüzünden dünyada daha çok “Mavi Cami” adıyla biliniyor. İbadete açık bir cami olduğu için ziyaretinizi namaz vakitlerine göre planlayın, uygun kıyafet giyin ve girişte ayakkabılarınızı çıkarın. Kademeli kubbeleri ve altı minaresi, içeriden olduğu kadar meydandan bakınca da etkileyici.

Bitiş yer altında: Yerebatan Sarnıcı

Yürüyüşü şehrin altında bitirin. Ayasofya’dan kısa bir yürüyüşle ulaşılan Yerebatan Sarnıcı, 336 sütundan oluşan bir ormanın taşıdığı altıncı yüzyıldan kalma bir yer altı su deposu — uzak köşedeki sütunların kaidelerinde iki Medusa başını aramayı unutmayın. Serin, loş ve yankılı bu mekân, sıcak bir İstanbul öğleden sonrasının en güzel son durağı.

Sonrası mı? Bize benziyorsanız rota başladığı gibi biter: meydana dönüp bir kahve daha içerek.